Paris’te Gezilecek En Güzel Yerler

Fransa’nın başkenti olan Paris “Aşıklar Kenti” olarak bilinmektedir ve her yıl milyonlarca turiste ev sahipliği yapmaktadır. Avrupa’nın en ünlü şehirlerinden biri olan Paris’te yürüdüğünüz her sokakta ve attığınız her adımda eşsiz Fransız mimarisini iliklerinize kadar hissedebilirsiniz.

Yolu Paris’e düşmüş ve şehirdeki romantizmin kokusunu solumuş herkesin gezip görmesi gereken onlarca güzel yer bulunmaktadır. Bunlardan ilki şüphesiz ki Fransa’nın ve Paris’in sembolü haline gelmiş ve adını Gustave Eiffel adında bir mimardan alan Eyfel Kulesi’dir.

Eyfel Kulesi tam anlamıyla bir mühendislik harikası. 300 metre yüksekliğinde olan kule tepesinde bulunan televizyon vericileri sayesinde yaklaşık 27-30 metre daha yükseklik kazanmıştır. İnşasında demir kullanılması onu günümüze kadar ulaştıran detaylardan biridir.

Halka açık manzara platformlarının yükseklikleri ise 57 m, 115 m ve 276 m yükseklikleridir. Kuleye gelen ziyaretçiler ilk ki yükseklikteki platforma kuzey, batı ve doğu kanatlarından üç asansör ile ulaşabilirler. Son yükseklik için ise ise ikinci katta aktarma yaparak başka bir asansöre geçilir.

Eyfel Kulesi’ni ziyaret ettikten sonra görmeniz gereken bir diğer yer ise kesinlikle Notre Dame Katedrali’dir. Gotik bir mimarisi olan bu yer Paris’in mimari açıdan sahip olduğu en önemli değerlerin başında gelmektedir.

Notre Dame Katedraline gelmişken Sen Nehri’ni görmeden gitmek olmaz. Uzunluğu 776 kilometre olan nehrin 12 kilometrelik kısmı Işık Kenti olarak adlandırılan yerden geçiyor. Nehir gezisini tekne turlarına katılarak yapmanızı öneririz.

Paris’in görülmeye değer güzelliklerinden bir diğeri ise Opera Binası’dır. Muhteşem bir mimariye sahip olan bu bina insanı büyüleyebiliyor. Büyülenmek demişken Louvre Müzesi’ni gezmemek büyük bir kayıp olur. Çünkü müzede birbirinden güzel 35 bine yakın eser sergilenmektedir.

Paris’e gidip moda rüzgarlarının estiği Şanzelize Bulvarı’nı gezmeden dönmek olmaz. Uzunluğu 2 kilometre olan bu bulvarda birbirinden ünlü markaların mağazaları bulunmaktadır. Yol boyunca karşılıklı olarak dikilen kestane ağaçları ise güzel görüntüleriyle ziyaretçilerine eşlik ediyor.

Gün sonunda kalabalıktan kaçıp yorgunluğunuzu atmak için sakin bir yer ararsanız kesinlikle Ressmlar Tepesi’ne gitmelisiniz. Montmartre olarak da bilinen bu yer sanatın ve sanatçaların doğduğu bir semttir. Sanatı iliklerinize kadar hissetmek size muhteşem bir dinginlik verecektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.